Posts filed under 'Kültür ve Sanat'
Ankara Özel Tevfik Fikret Lisesi’nin kuruluşunun 45. yılı etkinlikleri kapsamında ”Tevfik Fikret’i Anma Toplantısı” düzenlendi.
Lisenin çok amaçlı salonundaki etkinlikte öğrenciler Tevfik Fikret’in şiirlerinden örnekler sundu, Ziya Aydın’ın bestelediği ”Papatya” şiiri okundu.
Daha sonra, eski Kültür Bakanı Prof. Dr. Talat Halman, Tevfik Fikret Lisesi’nin ilk mezunlarından Osman Macit Söylemez ve Orhan Karaveli tarafından Tevfik Fikret’e ilişkin konuşmalar yaptı.
Toplantıda ilk olarak söz alan Talat Halman, Yahya Kemal’in, ”Fikret Türk şiirinin belki en büyük inkılapçısıydı” sözünü anımsattı.
Atatürk’ün de 1918′de ölümünün 3. yıl dönümünde Tevfik Fikret’in Aşiyan’daki evine gittiğinde, ”Ben inkılap ruhunu Tevfik Fikret’ten aldım” dediğini hatırlatan Halman, ”Eğer onun fikirleri olmasaydı, Osmanlı’daki ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerindeki birçok düşünce gelişmeleri çok daha zayıf olabilirdi” dedi.
Halman, sömürgecilere, saltanata, softalara karşı yeni Türkiye’nin zaferlerini yaratan Mustafa Kemal’in Tevfik Fikret’ten ilham aldığını söylemesinin önemini vurguladı.
Tevfik Fikret’in ”fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” bir şair olduğunu söylediğini belirten Halman, Atatürk’ün 1925′te gençlere yaptığı bir konuşmada ”Hiçbir zaman hatırınızdan çıkarmayın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” dediğini kaydetti.
Halman, ”Cumhuriyetimiz bu anlayışla gelişti. Fikret’in ilhamıyla Atatürk’ün gençlere verdiği bu direktif çok önemlidir” diye konuştu.
Tevfik Fikret Lisesi’nin ilk mezunlarından Osman Macit Söylemez de lisede okurken, annesinin kendisinden Tevfik Fikret’in hayatta kalan öğrencileriyle tanışmasını istediğini ifade etti.
Bunun üzerine Fikret’in hepsi çok başarılı olmuş, bir kısmı ordinaryüs profesör olan diğer ünlü öğrencilerini tanıma fırsatı bulduğunu dile getiren Söylemez, ”Bir öğretmen bu kişilerden birini bile yetiştirse büyük sevinç duyardı. Oysa Fikret’in çok sayıda ünlü öğrencisi vardı” dedi.
AA
Ocak 22nd, 2010
Aret Vartanyan’ın hazırladığı kitap çıktı.
Aret Vartanyan’ın hazırladığı ‘Bir Nefes İstanbul’ adlı kitap çıktı. GOA Yayınları tarafından yayınlanan kitapta Balçiçek Pamir, Ece Temelkuran, Nermin Bezmen, M. Ali Birand gibi isimlerin yazıları var.
Ocak 22nd, 2010
Müzayedede birçok başyapıt satışa sunulacak
Antik A.Ş.’nin koleksiyoncuları büyük sürprizlerin beklediği 259. müzayedesinde ilk kez görücüye çıkacak olan müze kalitesinde tablolar, hatlar, Osmanlı antikaları, mücevherler, Oryantalist ve ünlü Türk ressamlarının eserleri 6 Aralık 2009 Pazar günü saat 14:00’de Swsissotel’de satışa sunuluyor.
Türk Resmi’nde ekol oluşturan Nazmi Ziya’nın “Kırık Çam” konulu baş yapıt çalışması, Feyhaman Duran’ın “Yazmalı Çıplak” ve natürmortları, Vecih Bereketoğlu’nun “Harman” konulu çalışması, İbrahim Çallı’nın “Beyaz Elbiseli Kız” ve “Manolyalar” konulu iki eseri ilk kez görücüye çıkacak başyapıtlar arasında yer alıyor. Boğaziçi’ni en iyi tasvir eden renk ustası Halil Paşa’nın “Göksu” ve “Çengelköy” konulu yapıtları, Sami Yetik’in “Orman Yolu” eseri, Hikmet Onat’ın İstanbul şaheserleri ile Hoca Ali Rıza, Şefik Bursalı, Naci Kalmukğlu, Ziya Keseroğlu, Turgut Zaim, Hamit Görele gibi önemli ressamlara ait eserleirn de satışa sunulacağı müzayede klasik Türk resim sanatı için büyük önem taşıyor. Çağdaş Türk resminin ustalarından Adnan Varınca, Mubin Orhon, Eren Eyüboğlu, Avni Arbaş, Mustafa Esirkuş, Nuri İyem gibi sanatçılarımızın eserlerinin de yer aldığı müzayedede 250 eser satışa sunuluyor.
Sultan II. Abdülhamid (1876-1909)’in saray ressamı ünlü oryantalist Fausto Zonaro’nun “Kız Kulesi” konulu baş yapıtı ve ünlü oryantalist Alois Schönn “İstanbul’da eğlenen saraylı kadınlar” tablosu da müzayedede yer alıyor.
Sultan Abdülmecid, Sultan II. Abdülhamid ve Sultan Mehmed Reşad için özel yapım, benzerleri Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonunda bulunan murassa ve mineli saatler ile murassa kutular ile ve 12.yy.’dan kalma tombak miğfer satışa sunulacak eserler içinde işçilik ve sanatsal açıdan en dikkat çekici yapıtları oluşturuyor. İznik seramikler ile Yıldız porselen şaheseri Yıldız vazo, tuğralı gümüş karlık, tuğralı leğen-ibrikler ile birbirinden değerli Osmanlı eserleri ve tablolar müzayedede satışa sunulacak diğer eserleri oluşturuyor.
Müzayedede yer alan Kazasker Mustafa İzzet, Muhsinzade Abdullah, Hamit Aytaç, Abdül Kadri Şükri ve Kemal Batanay gibi önemli hattatlara ait Hilye-i Şerife’lerde hat koleksiyonerlerini heyecanlandıracak nitelikte.
Turgay Artam tarafından yönetilecek olan 259. müzayededeki eserler 1-6 Aralık 2009 tarihinden itibaren Antik Palace’da görülebilir.
Aralık 6th, 2009
Sanatçı anısına verilen ödül Ajda Pekkan ve Enrico Macias’ın oldu
Sanatçı Dario Moreno anısına 40 yıl sonra ikinci kez düzenlenen ”Dario Moreno Ödülü”, sanatçı Ajda Pekkan ile Fransız sanatçı Enrico Macias’a verildi. Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Dario Moreno anısına verilen ödüle, Ajda Pekkan ve Enrico Macias’ın layık görülmesinin çok doğru bir seçim olduğunu söyledi.
Fransa ve Türkiye’deki jürinin, bu alanda seçim yapabilecek önemli isimlerden oluştuğunu belirten Günay, böyle bir jüri içinde yer almaktan gurur duyduğunu dile getirdi.
Fransız ve Türk tarafların, kendi gönüllerindeki büyük sanatçılara bu ödülü verdiğini ifade eden Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Dario Moreno, bir Akdenizli, bir Türk, bir Fransız, bir dünya insanı. Sanatçılar kendi ulusal sınırlarını zorlamışlar, evrensele doğru taşımışlarsa artık onlar bütün insanlığın ortak yurttaşlarıdır. Dario Moreno, bizim topraklarımızdan çıkıp ismini bütün Akdeniz’de duyurmuş değerli bir sanatçıydı. Türkiye’nin güzelliklerini dünyaya tanıtmak adına çok önemli görevler yaptı.”
Enrico Macias’ın, yıllardır hayranlıkla dinlenen şarkılara imza attığını belirten Günay, ”O da bir Akdenizli. Cezayir’den Fransa’ya oradan dünyaya ismini duyurmuş büyük bir sanatçı. Ajda Pekkan da bir Akdenizli. Türkiye’de yıllar içinde hepimizin sevgisinin ötesinde inanılmaz saygısını kazanan bir sanatçı. Türkiye’yi, Türkçe’yi çok iyi temsil eden bir sanatçı” diye konuştu.
Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Bernard Emie de tüm sanatçıların dünya vatandaşı olduklarını, eserleriyle başarıyı ve sevgiyi yaydıklarını ifade etti.
Sanatçı Ajda Pekkan, müziğin Türkiye ile dünya arasında bir köprü vazifesi gördüğünü, Dario Moreno’nun da buna çok büyük katkıları olduğunu dile getirdi.
Pekkan, bu ödülü ilk kez verilişinden 40 yıl sonra almanın büyük bir onur olduğunu söyledi. Enrico Macias da tüm kariyerini Dario Moreno’ya borçlu olduğunu dile getirdi.
”Sanatçı olmayı hak etmek gerekir. Seyirciyle nasıl iletişim kurulur, bana o öğretti” diyen Macias, bu ödülü yılların en güzel kadınıyla paylaşmanın gururunu yaşadığını kaydetti.
Törende daha sonra Bakan Günay, Pekkan ve Macias’a ödüllerini verdi.
Ödül törenine, sanat, sinema ve müzik camiasından davetliler katıldı. ”Dario Moreno Ödülü”, 40 yıl önce Fransız sanatçı Jacques Brel ve Esin Afşar’a verilmişti
Aralık 6th, 2009
Farklı bir atmosfere girip, o dünyanın içine adım atmak isteyenlere…
Bekleme salonuna girdiğinizde hemen farklı bir atmosfere adım atmış olduğunuzu fark ediyorsunuz.. Dilenciler etrafınızı sarıyor ve size birşeyler satmaya çalışıyor.. Karşı koyamıyorsunuz.. Sonrasında ise hepsi “İçeri” diye bağırıyor. Korkuyorsunuz, ne olduğunuzu şaşırıyorsunuz… Sonrasında ise ellerinde el feneri olan dilenciler sizi içeriye alıyor. O kadar karanlık ki tökezlememek için adımlarınızı ona göre atıyorsunuz.. Ve karşınıza ilginç bir dekor çıkıyor. Alışılmış tiyatro koltuklarını göremiyorsunuz, nereye oturacağınızı düşünürek devam ediyorsunuz yürümeye ve kendinizi bir banka bırakıyorsunuz.. Artık siz de o dünyanın içindesiniz.. Hoşgeldiniz Üç Kuruşluk Mahalle Dersleri’ne…
Sıra dışı bir deneyim yaşamak istiyorsanız bu oyun tam size göre.. Dilruba Saatçi ve Yılmaz Onay’ın Jahn Gay’in “The Baggers Opera”sından esinlenerek yazdığı “Üç Kuruşluk Mahalle Dersleri” adlı oyun alışılmışın dışında bir akşam yaşamak isteyenler için ideal. İçinde kimler mi var? Sahnenin ortasında bir dikiş makinesi ve başında oturan Barbaros Şansal.. Baron rolünde.. Aşkın, ihtirasın, iktidarın, sahtekârlığın, ikiyüzlülüğün, ihanetin, korkunun ve sevginin aynı anda yaşandığı oyunda, karakterler de birbirinden iyi performanslarını sergiliyor. Dekor bile çok farklı.. İzleyiciler oyuna dahil ediliyor ve müthiş bir oyun ortaya çıkıyor.
OYUNUN KONUSU
“Lili, biricik kızımız! Geleceğimizin güvencesi! İris, kızımın evleneceği adamla âşk yaşamış bir yosma. Selin, Emniyet Müdürü’nün kızı. Kızımın evleneceği adamın sevgilisi. Dilenciler, en vicdansız ruhların bile nasıl ılımlatılacağı hakkında dersler verdiğimiz öğrencilerimiz. Baron, müessesimizi destekleyen terzimiz. Ve bendeniz Nemfia. Ünlü dilenci çetesinin işletmecisinin sevgili karısı.
Aşkın, ihtirasın, iktidarın, sahtekârlığın, ikiyüzlülüğün, ihanetin, korkunun ve sevginin aynı anda yaşandığı dünyamıza hoş geldiniz. İsterseniz bizi sevin, isterseniz sevmeyin, isterseniz bize kızın, isterseniz bize sarılın, ama ilk önce tanıyın.”
KADRODA KİMLER VAR?
Yazan: Dilruba Saatçi ve Yılmaz Onay
Yöneten: Dilruba Saatçi
Müzik: Emre Dündar ve Murat Aygen
Şarkı Sözleri: Yılmaz Onay – Selin’in şarkısı: Dilruba Saatçi
Süpervizör: Murat Aygen
Işık Tasarım: Celil Göde
Işık Operatörü: Burak Özçakır
Kostüm Tasarım: EkipMaan
Makyaj: Ece Yılmaz
Reji asistanı: Olcay Zuhal
Fotoğraf: Dilek Yaman
Afiş-Grafik Tasarım: Buğra Gülsoy
Yaşatanlar:
Nemfia: Gül Tekcan
Lili: Sevgi Yılmaz
İris: Gülden Ünlü
Selin: Didem Soylu
Dilenciler: Atilla Gündoğdu – Jale İzzetoğlu – Sefa Yasin Erkaymaz – Zeynep Çelik
Baron: Barbaros Şansal
Üç Kuruşluk Mahalle Dersleri, 18 Aralık Cuma ve 19 Aralık Cumartesi günleri saat 20:30′da Süzer Plaza Tiyatro Maan’da.. Bu deneyimi kaçırmayın
Aralık 6th, 2009