Archive for the ‘Kadınca’ Category

Derviş zaim’in “Gölgeler ve Suretler”i…

Çarşamba, Ekim 20th, 2010

47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında, Derviş Zaim’in “Gölgeler ve Suretler” filminin gala gösterimi yapıldı.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda ödül arayan filmin Antalya Kültür Merkezi’ndeki gösteriminin ardından söyleşi düzenlendi.

Yönetmen Derviş Zaim, filmin, önceki yıllarda çevirdiği “Cenneti Beklerken” ve “Nokta” filmlerinden oluşan üçlemenin son halkası olduğunu söyledi. Zaim, “Her defasında bu coğrafyanın farklı noktalarındaki zengin, otantik, bize ait örnekleri kullanıyorum. Bunları yaptığım için mutluyum” dedi.

Yönetmen Zaim, Kıbrıs’ta 1963′te Türklerle Rumlar arasında başlayan olaylar sırasında Karagöz kuklacısı olan babasından ayrı düşen genç bir kızın geçirdiği olgunlaşma sürecini anlatan filmde, Konstantinos Gavriel ve Pantelis Antonas’ın sınırı geçerek rol aldıklarını söyledi.

Zaim, “Bu insanlar o kadar risk alarak bu filmde oynadılar ki benim için birer kahramanlar” diye konuştu.

Filmin yapımcılığını da kendisinin üstlendiğini bildiren Zaim, bunu bir ‘delilik’ olarak adlandırarak, filmi bitirene kadar epey acı çektiklerini söyledi.

Kıbrıs ile ilgili mutlaka anlatılması gereken bir hikayeyi beyaz perdeye aktardıklarını ifade eden Zaim, bu konuda daha anlatacak çok öykü olduğunu, ancak kendisinin başka planları bulunduğunu belirtti.

Kayıp tablo

Çarşamba, Ekim 20th, 2010

Michelangelo’nun “Kayıp Meryem Ana ve Hazreti İsa” tablosu, New Yorklu bir ailede bulundu.

İtalyan sanat tarihçisi Antonio Forcellino, ABD’de New York eyaletinin Buffalo kenti yakınındaki Tonawanda kasabasında yaşayan Martin Nober ailesinin elinde, “gerçek Michalengelo tablosu olduğunu” saptadı.

Yarbay Martin Noben, Associated Press ajansına, 1475-1564 yıllarında yaşayan Rönesans’ın dahi heykeltıraşı Michalengelo’nun resminin, 4 kuşak önceki dedesinin baldızına, bir Alman barones tarafından emanet edildiğini söyledi.

Tarihçi Forcellino, ebadı belirtilmeyen resmi yıllardır araştırıyordu.

Tarihte emsalsiz “Davud” heykelinin “çekiç işçisi” mimar-ressam Michelangelo’nun “Kayıp Meryem Ana ve Hazreti İsa” resmi olarak adlandırılan tablosunun bulunuşu, sanat dünyasını dalgalandırdı. Michalengelo’nun kiralık kasaya konulan tablosunun, 300 milyon dolardan satışa çıkabileceği belirtildi.

Yeni Türkü 11 yıllık sessizliğini bozuyor

Çarşamba, Ekim 20th, 2010

Yeni Türkü grubu 11 yıl süren suskunluklarını yeni albümleriyle bozma hazırlığında.

“Buğdayın Türküsü”yle başlayan serüven, “Cevriye”yi de kattı “Göç Yollarına”… “Yağmurun Elleri”, “Fırtına”nın habercisi, “Maskeli Balo” hayatın gerçeğiydi…

“Sonbahardan Çizgiler”, “Akdeniz Akdeniz” ile yıkandı biraz… “Yitik Bahar”a “İstersen Hiç Başlamasın” uyarısı, “Günebakan”larla “Telli Telli” turnaların arkadaşlığı kadar içtendi…

“Arkadaşlar Ayrılıklar”ın hüznü derinden çökse de kalplere, elinde bir demet “Karanfil” ile “Mamak”ta, “Mapusane Kapısı”nda bekleyen sevgiliye “Olmasa Mektubun” minnettarlığı “Fırtına”lar estirdi; “Ağır Kapılar”dan “Akasya Kokulu Sabahlar”a açıldı kucaklar… Özetle: “Aşk Yeniden”…

İsimleriyle yukarıdaki gibi paragraf oluşturabilecek, nice cümleler kurulabilecek çok sayıda “hit” şarkıya imza atan bir grup Yeni Türkü…

“Buğdayın Türküsü” 1979 yılında yayınlanmış, son albümleri ise 1999 yılında çıkardıkları “Yeni” olmuştu. Ardından uzun süreli bir suskunluk…

Grubun kurucusu Derya Köroğlu, “Yeniler bile eskiyeli çok uzun süre oldu. O albümün ardından gruba genç ve yeni arkadaşlar gelmişti, onlar bile eskidi” diyor, ardından da sevenlerine müjdeyi veriyor: “Yeni albüm tamamlanmak üzere, yakında yeni şarkılarımızla huzurlarınızdayız.”

Albümün genel yapısı hakkında da bilgi veren Köroğlu şunları söylüyor:

“Yeni Türkü’nün soundu doğu ile batı müziği arasında gidip geliyor, yani albümlerimiz arasında bir iç tutarlılık söz konusu. Sadece ‘Vira Vira’ adlı albümümüzde batı popa bir kayış oldu, ancak bu albümde öyle bir şey söz konusu değil. Yeni albümle tekrar ‘Aşk Yeniden’ ve ‘Yeşilmişik’teki eski Yeni Türkü çizgisine dönüyoruz.”

Köroğlu, yeni albümlerinin adının “Şimdi ve Sonra Yeni Türkü” olacağını anlatıyor ve albüme de adının bir kısmını veren şarkıları “Şimdi ve Sonra Ankara”nın, “Mamak Türküsü” kadar güzel bir şarkı olduğunu iddia ediyor.

Bal’ın rakipleri

Çarşamba, Ekim 20th, 2010

Türkiye’nin en iyi yabancı film dalındaki Oscar adayı “Bal” filminin rakipleri belli oldu.

Semih Kaplanoğlu’nun Berlin Film Festivali’nde “Altın Ayı” ödülünü kazanan filmi “Bal”ın en önemli rakipleri arasında Meksikalı yönetmen Alejandro Gonzalez İnaritu’nun “Biutiful” filmi de bulunuyor. Filmin başrol oyuncusu Javier Bardem, Cannes Film Festivali’nde en iyi aktör ödülünü kazanmıştı.

Taylandlı yönetmen Apiçatpong Virasethul’un mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde en iyi film dalında “Altın Palmiye” ödülünü alan “Uncle Boonmee Who
Can Recall His Past Lives” de en iyi yabancı film Oscar’ını kazamak için yarışacak.

Cannes’da ikinci sırayı alan Xavier Beauvois’in “Of Gods and Men” ise Fransa’nın Oscar adayı oldu.

En iyi yabancı film dalındaki 65 Oscar adayı 25 Ocak’ta elemeye tabi tutulacak. 27 Şubatta yapılacak 83. Oscar ödülleri töreninde ise kazanan belli olacak.

Yugoslavya’nın dağlıması, Kusturica ve Türkiye

Çarşamba, Ekim 20th, 2010

Altın Portakal’da Emir Kusturica ile ilgili tartışmalar bitmek bilmiyor. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, “Kusturica’nın günahı varsa Allah affetsin” dedi. Söz alan Yönetmen Nur Dolay’ın Kusturica olayından yola çıkarak Türkiye’nin de Yugoslavya’nın dağılma sürecine benzer bir süreçten geçtiğini söylemesi üzerine toplantıda gerginlik yaşandı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Ramada Oteli’nde düzenlenen basın toplantısında 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kendisine göre çok başarılı geçtiğini söyledi.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması filmlerinin 800 kişilik salonda adeta kapalı gişe oynadığını dile getiren Akaydın, festivalin çemberini büyüttüklerini ve Batı Akdeniz bölge etkinliği boyutuna taşıdıklarını, festivalin Burdur, Isparta ile Manavgat ve Side’ye de yayıldığını, bu nedenle geçen yıl 5.5 milyon TL olan bütçenin 7 milyon TL’ye çıktığını kaydetti.

Altı günde 723 etkinlik