Archive for the ‘Teknoloji’ Category

Komşunun uydusu derde derman oldu!

Cumartesi, Nisan 30th, 2011

TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü Özkan Dalbay, kullanımda olan uyduların kapasite doluluklarının yüzde 91′e ulaştığını, Türkiye’ye de yurt dışından gelen taleplere de yetmediğini belirterek, 2013 yılına kadar idare etmek için Yunanistan uydusu Hellas Sat’tan kapasite kiraladıklarını bildirdi.

Dalbay, TÜRKSAT 4A ve 4B uyduları için sözleşmelerin imzalandığını ve tasarım çalışmalarının başladığını anlattı.

Tasarımı 3 ay içerisinde tamamlanacak uydular için ihaleyi kazanan firma ile TÜRKSAT uzmanlarının tasarım detayları konusunda işbirliğine gittiklerini belirten Dalbay, uyduların malzeme siparişlerinin verildiği söyledi.

Dalbay, ”TÜRKSAT 4A’yı Kasım 2013′te, 4B’yi ise Şubat 2014′te uzaya göndereceğiz. Bu tarihler testlere bağlı ama normal şartlarda bu tarihlere fırlatılacak” diye konuştu.

Kullanımda olan 2A ve 3A uydularında yüzde 91 doluluk oranına ulaşıldığını, bu nedenle de yabancı operatörlerden uydu kapasitesi kiraladıklarını kaydeden Dalbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

”2013 yılının sonuna kadar mevcut uydularımızla nasıl idare edeceğimizin planlamasını yaptık. Eski uydularımızda kapasite doluluğu yüzde 91′e ulaştı. Türkiye’ye de yurt dışından gelen taleplere de yetmiyor. 2013′e kadar idare etmek için Yunanistan’ın uydusu Hellas Sat’tan kapasite kiraladık. Herhangi bir yörüngede verilebilecek hizmetleri yavaş yavaş bu kapasiteye kaydırıyoruz. Ancak televizyonları kaydıramıyoruz, onlar sabit. Bu da yetmeyecek. Önümüzdeki yılın ortalarında bir ilave kapasite daha kiralayacağız.”

Yunanistan’ın ekonomik kriz nedeniyle iç talebinin canlı olmadığını, tek uydusunun da kapasitesini dolduramadığını anlatan Dalbay, Türkiye’nin bu uydudan kiraladığı kapasiteyi geçen ay kullanmaya başladığını bildirdi.

Türkiye’nin yabancı operatörlerden kullandığı kapasitelerin, TÜRKSAT 4A ve 4B’nin hizmete girmesiyle bu uydulara aktarılacağını anlatan Dalbay, ”Bu zaten uydunun belirli bir oranını dolduracak. Yurt dışından bekleyen talepler de var. İlk aylarda uyduların yüzde 40-50′sini dolduracağımızı öngörüyoruz. 2-3 sene içerisinde bu oran yüzde 75-80′lere çıkar” dedi.

BAYKONUR UZAY ÜSSÜ’NDEN FIRLATILACAK
TÜRKSAT 4A ve 4B’nin Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü’nden fırlatılacağını bildiren Dalbay, şunları kaydetti:

”Anlaşması yapıldı. Uyduların fırlatıldığı roket önemli. Baykonur’da fırlatma yapacak roket, uyduları neredeyse yörüngeye kadar taşıyor. Guyana’dan fırlatılan uydu, belirli bir yüksekliğe kadar kendi yakıtını harcayarak gitti. Yakıtını harcayınca uydunun manevrası için kalan yakıtı 20 yıllık bir ömre yetiyor. Baykonur’dan ise yörüngeye yakın bir noktaya bırakılacağı ve çok daha az yakıt harcayarak yörüngesine gideceği için uyduda manevra için daha fazla yakıt kalacak. Böylece uydu ömrü 30 yıl olacak. Roket 10 yıl avantaj sağlayacak. Aynı uydular Guyana’dan fırlatılsa 18-20 yıl ömürleri olur.”

4A ve 4B uydularının TÜRKSAT 3A gibi Avrupa’nın tamamı, Asya’da Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’nin yanı sıra sahra altı Afrika’yı da kapsayacağını bildiren Dalbay, TÜRKSAT 4A ile birlikte Afrika’nın tamamına hem televizyon yayını gönderilebileceğini hem de internet hizmeti sunabileceklerini anlattı. Dalbay, ”Afrika’da çok iyi bir pazar var. Karasal telekomünikasyon altyapısı çok zayıf. Dünya ile iletişim için tek alternatif; uydu. 1 yıl önce tamamen Afrika’yı kapsadığımız bir uydumuz olsaydı bir ay içinde tüm kapasite dolardı. Bu bölgede özellikle data kapasitesi talebi var” değerlendirmesinde bulundu.

Afrika’da şu anda ABD ve Avrupalıların yönettiği uydu operatörlerinin hakim olduğunu ifade eden Dalbay, ”Afrika çok gelişen bir bölge. Doğal kaynaklarının tamamı keşfedilmiş veya açıklanmış değil. Afrika’da gelecek senelerde çok büyük bir doğal kaynak ve pazar mücadelesi olacak. Türkiye’nin Afrika’ya açılma stratejisi bizi de bu bölge için daha çok motive etti” ifadelerini kullandı.

TÜRKSAT 4B UYDUDAN İNTERNETİ GETİRECEK
Dalbay, yeni uydularda sadece Türkiye’ye yayın verilebilmesini sağlayan kapsama alanı özelliğinin de yer alacağını belirterek, ”2013 sonundan itibaren ‘canlı maç yayınlarında uyduda şifre konuyor’ şikayeti kalkacak” ifadesini kullandı.

Öte yandan 4B uydusuna yerleştirilecek ”K bant” sayesinde kapsama alanlarını daraltarak belirli bir bölgeye ulaşılabileceğini, böylece aynı anda bir frekansın daraltılmış kapsama alanlarına gönderilebileceğini kaydeden Dalbay, ”K bant sistemi ile uydudaki bant genişliğini 5 kat verimli kullanıyor çünkü çoğaltıyorsunuz. Bütün Türkiye’ye bir defa kullanacağınıza 5 kere kullanmış oluyorsunuz. Ayrıca bu sistemle daraltıldığında sinyalin gücü artıyor, frekansı 5 kata çıkarabiliyoruz, güç arttığı için aşağıdaki cihazların maliyeti düşüyor. Uydu üzerinden neredeyse karasal altyapıdan verilene yakın bir maliyetle son kullanıcıya internet götürme imkanı veriyor. Bu bant Türkiye’nin dışında bazı yerleri kapsayacak” şeklinde konuştu.

TÜRKSAT’ın 2014 başından itibaren uydu üzerinden, ”K” bandı kullanılarak internet hizmeti sunumunu yaygınlaştıracağını belirten Dalbay, 4B uydusunun ağırlıklı olarak data ve gerekli olması halinde televizyonlar için kullanılabileceğini sözlerine ekledi.
AA

Mars yine şaşırttı!

Cuma, Nisan 22nd, 2011

Mars’ta umulmadık miktarda kuru buz bulundu
Mars’ın güney kutup bölgesinde sanılandan 30 kat daha fazla kuru buz bulunduğu saptandı.
Amerikan Mars Reconnaissance orbiter (MRO) sondası radarının yeni ölçümleri sonucu saptanan bu durumun, Mars atmosferinin geçmişte daha yoğun ve nemli olduğunun belirtisi olduğu kaydedildi.
Daha önce yapılan araştırmalardan hareketle, kızıl gezegenin güney kutbundaki buzulların hemen hemen tamamen sudan oluştuğu ve kuru buzun, (katı formdaki karbondioksit) sadece yüzeyde bulunduğu düşünülüyordu.
Araştırmayı yapan Colorado’daki Boulder’da bulunan Southwest Research Institute’den jeofizisyen Roger Phillips, yeni keşfin Mars’ın eski atmosferinin büyük bir kısmının bu kuru buz bloklarında yer alabileceğini ortaya koyduğunu belirtti. Güney kutbundaki kuru buz miktarının yaklaşık 12 bin 500 kilometreküp olduğunun tahmin edildiği ve şu andaki Mars atmosferinde bulunan karbondioksit (CO2) yüzde 80′ine denk olabileceği kaydedildi.
Mars atmosferinin yüzde 95′i karbondioksitten oluşuyor. Roger Phillips, bugün Mars’daki toplam karbondioksitin yarısının güney kutup bölgesinde bulunan kuru buz halinde, diğer yarısının atmosferde bulunduğunu söyledi.

Gençler cep telefonuna bağımlı

Perşembe, Nisan 21st, 2011

Genç kuşağın cep telefonlarına son derece bağımlı hale geldiği, telefonları olmaksızın uzuvlarından birini kaybetmiş hissine kapıldıkları ortaya çıktı.
Maryland Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, genç kuşağın teknolojiye artan bağımlılığını ve teknolojinin hayatlarının nasıl merkezinde yer aldığını ortaya koydu. Cep telefonları gençler için en vazgeçilmez cihaz olsa da bilgisayar, MP3 ve televizyon gibi diğer teknoloji ürünleri de hayatları için büyük önem taşıyor.

Yapılan araştırma birçok genç insanın iPhone veya Blackberry’leri olmaksızın kendilerini zihni ve fiziki olarak sıkıntılı hissettikleri, tüm gün boyunca bunlardan mahrum olduklarında bağımlılık ve depresyon hislerinden muzdarip olduklarını ifade ettikleri belirtildi. Araştırma başkanı Prof. Susan Möller, gençlerin telefonlarının olmamasının ne kadar korkunç olduğunu ifade ettiklerini anlattı. Araştırma 10 kadar ülkeden binin üzerinde öğrenci üzerinde yapıldı ve öğrencilere 24 saat boyunca teknoloji sayesinde ulaşılan medyayla ilişkilerini kesmekleri istenerek, bu esnada neler hissettikleri gözlemlendi.

Gençlerde yalnızlık duygusu, panik, endişe ve kalp çarpıntısı gibi etkiler görüldü. Araştırmaya katılanların yarısından fazlası ise 24 saati teknoloji ürünlerine bağlantısız kalarak geçirmeyi başaramadı. Araştırmaya katılan öğrencilerden Ryan Blondino, kendi deneyimini aktarırken, dijital ortamdan mahrum kalmayı bir uzvunu kaybetmeye benzettiğini söyledi. Blondino kol veya bacaklarını kaybetmiş insanların çektiği “hayalet bacak” (bacağının hala yerinde olduğu sanısına kapılmak) sendromundan muzdarip olduğunu belirtti. Blondino bu ruh halini, “Üzerimde olmamasına rağmen sanki telefonum hala çalıyordu ve sanki hala mesajlar geliyordu” şeklinde anlattı. İngiltere’den bir öğrenci de “Medya benim ilacım. O olmaksızın ben bir hiçim. Ben bir bağımlıyım” dedi. İster gelişmiş ister az gelişmiş olsun farklı ülkelerden gençlerin hepsinin hemen hemen aynı sözcüklerde ruh hallerini ifade ettikleri belirlendi: sinirli, huysuz, şaşkın, endişeli, huzursuz, sersem, bağımlı, panik, kızgın, yalnız, depresif, paranoyak ve gergin. Bunun, günümüzde cep telefonlarının bu kuşağın “güvenlik örtüsü” olduğu anlamına geldiği yorumu yapılıyor.

Çin sınır tanımıyor!

Çarşamba, Mart 16th, 2011

Gelecek Haziran ayında piyasaya sürülmesi beklenen İPhone 5′in çizim şemaları internete düşünce Çinli taklitçiler harekete geçti. İPhone 5 adı altında binlerce Çin üretimli telefon piyasaya sürüldü. Aralarında henüz piyasaya çıkmayan İPhone 5′in de bulunduğu 750 taklit telefon, Dubai üzerinden İstanbul’a getirilirken polis tarafından yakalandı.

İçinde Apple’in yeni çıkaracağı akıllı telefonu iPhone 5′in de olduğu Çinliler tarafından üretilen taklit telefonlar Atatürk Havalimanı’ndan kaçak yollarla sokulmak istenirken yakalandı. Polisin yaptığı operasyonda ele geçirilen telefonlar arasında henüz piyasaya çıkmayan Apple’in yeni çıkaracağı akıllı telefonu iPhone 5 modelin taklitlerinin de olması dikkat çekti.

GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Araştırma Büro Amirliği ekipleri Emirates Havayolları’nın tarifeli seferiyle Dubai’den İstanbul’a gelen Mehmet Şimşek (29) adlı yolcuyu şüphe üzerine durdurdu. Şimşek’in bavulunda yapılan aramada Blackberry Bold ve İphone 5 adı altında toplam 750 adet cep telefonu bulundu.

Gözaltına alınan Mehmet Şimşek’in polisteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi’ne sevk edileceği öğrenildi. Çinliler taklit İphone 5′e Apple logosu bile koymuş. Çinli taklitçilerin yaptığı İPhone 5 taklitlerinin telefonun ekran çözünürlüğü düşük… WiFi, Bluetooth, MicroSD slotu, kamerası ve çift SIM kart desteği olan telefonlar piyasada 100 dolara satılıyor.

Gökhan ARTAN/AHT

Aselsan’dan otomotive yazılım desteği

Cumartesi, Mart 12th, 2011

Aselsan lisans anlaşmaları yoluyla birikimini özel sektöre kullandıracak
GİTES çalışmaları kapsamında ağırlık verilen sektörlerden biri de Sanayi Bakanlığı’nın da üzerinde strateji çalışmaları yürüttüğü otomotiv sektörü oldu. Otomotiv ürünlerinde kullanılan elektronik ve gömülü yazılımların Türkiye’de üretilmiyor olmasının üzerinde duruldu. Halen araç değerinde yüzde 30-35′lik paya sahip olan elektronik ve gömülü yazılımların önümüzdeki 10 yıllık dönemde payını yüzde 40 ile 70 arasına çıkacağı projeksiyonu karşısında yazılımların Türkiye’de üretilmesinin sağlanmasına karar verildi. Ancak bu noktada sektörün birikim yetersizliği ile ölçek ekonomisinin küçüklüğü dikkat çekti. Kamunun savunma sanayi şirketlerinde isi bu birikimin olması nedeniyle Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın desteğiyle Aselsan’ın lisans anlaşmaları yoluyla birikimini özel sektöre kullandırmasına karar verildi.