<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SohbetimTR.ORG &#187; Haberler</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetimtr.org/sohbet/haberler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetimtr.org</link>
	<description>Burda Sohbet &#38; Aşk  Başkadır...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 16:54:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yıldız tilbeye ceza şoku</title>
		<link>http://www.sohbetimtr.org/yildiz-tilbeye-ceza-soku.html</link>
		<comments>http://www.sohbetimtr.org/yildiz-tilbeye-ceza-soku.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 16:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[ceza şoku]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlü şarkıcıya ağır darbe haberi]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlü şarkıcıya ağır darbe oku]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız tilbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetimtr.org/yildiz-tilbeye-ceza-soku.html</guid>
		<description><![CDATA[Son dönemde adına açılan davalarla başı bir hayli dertte olan ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe’ye, en ağır darbe eski müzik şirketi Avrupa Müzik’ten geldi. Sanatçı, 8 yıl önce çiftlik almak için Avrupa Müzik’in sahibi Deniz Erdem’den 350 bin dolar borç almış ve bu paranın ablasının hesabına geçirilmesini istemişti. Ancak Yıldız Tilbe, 350 bin dolarlık borcu ödemedi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="dropcap-first">Son dönemde adına açılan davalarla başı bir hayli dertte olan ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe’ye, en ağır darbe eski müzik şirketi Avrupa Müzik’ten geldi.</p>
<p>Sanatçı, 8 yıl önce çiftlik almak için Avrupa Müzik’in sahibi Deniz Erdem’den 350 bin dolar borç almış ve bu paranın ablasının hesabına geçirilmesini istemişti. Ancak Yıldız Tilbe, 350 bin dolarlık borcu ödemedi. Ardından albüm sözleşmesini hiçe sayıp Erol Köse’yle anlaşınca ipler koptu. Avrupa Müzik’in sahibi Deniz Erdem, üst üste gelen bu olayların ardından sanatçıya iki ayrı dava açarak alacaklarının tahsilini talep etti.</p>
<p>İMZA BANA AİT DEĞİL<br />
Ancak Tilbe, davalarda sunulan sözleşmelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak kriminal incelemeye gönderdi. Gelen raporlardan sonra dava sona erdi. Mahkemede “Ben onlara imzamı öğrettim, kendileri atmış” sözleri inandırıcı bulunmayınca sanatçının, 350 bin doları faiziyle birlikte yaklaşık 800 bin lira olarak ödemeye mahkum edildi.<br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetimtr.org/yildiz-tilbeye-ceza-soku.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Azra Akın, Kıvanç Tatlıtuğ ayrıldı</title>
		<link>http://www.sohbetimtr.org/azra-akin-kivanc-tatlitug-ayrildi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetimtr.org/azra-akin-kivanc-tatlitug-ayrildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 16:49:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Azra Akın]]></category>
		<category><![CDATA[güncel haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıvanç Tatlıtuğ ayrıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yakısıklı oyuncu kıvanc tatlıtuğ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetimtr.org/azra-akin-kivanc-tatlitug-ayrildi.html</guid>
		<description><![CDATA[İlişkilerini 2008’de noktalayan, geçtiğimiz yaz yeniden bir araya gelen Azra Akın ve Kıvanç Tatlıtuğ, yine ayrılık kararı aldı. Uzun süre ilişki yaşadıktan sonra 2008’de yollarını ayıran Azra Akın ve Kıvanç Tatlıtuğ arasındaki aşk geçtiğimiz yaz yeniden alevlenmiş ve çift ilişkilerine bir şans daha tanımaya karar vermişti. Ancak Akın ve Tatlıtuğ, bu denemede de başarılı olamadı. İlişkilerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="dropcap-first">İlişkilerini 2008’de noktalayan, geçtiğimiz yaz yeniden bir araya gelen Azra Akın ve Kıvanç Tatlıtuğ, yine ayrılık kararı aldı.</p>
<p>Uzun süre ilişki yaşadıktan sonra 2008’de yollarını ayıran Azra Akın ve Kıvanç Tatlıtuğ arasındaki aşk geçtiğimiz yaz yeniden alevlenmiş ve çift ilişkilerine bir şans daha tanımaya karar vermişti.</p>
<p>Ancak Akın ve Tatlıtuğ, bu denemede de başarılı olamadı. İlişkilerinin üzerinde kara bulutlar dolaşan sevgililer, geçtiğimiz günlerde bir kez daha ayrılık kararı aldı. İddiaya göre ayrılığa Tatlıtuğ’un kıskançlıkları ve Akın’ın sevgilisinin iş yoğunluğu nedeniyle sürekli huzursuzluk çıkarması yol açtı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetimtr.org/azra-akin-kivanc-tatlitug-ayrildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hergün 30 dk koşun</title>
		<link>http://www.sohbetimtr.org/hergun-30-dk-kosun.html</link>
		<comments>http://www.sohbetimtr.org/hergun-30-dk-kosun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Dec 2011 22:09:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[30 dakikalık yürüyüş]]></category>
		<category><![CDATA[HİPERTANSİYON]]></category>
		<category><![CDATA[kalp damar sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kan basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık koşu]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetimtr.org/?p=3010</guid>
		<description><![CDATA[Hipertansiyon başta kalp damar sistemi olmak üzere pek çok organımızda ciddi hasarlar oluşturabiliyor. Ancak yaşam alışkanlıklarınızda alacağınız basit önlemlerle kan basıncınızın kontrol altında olmasını sağlayabilirsiniz. Örneğin 30 dakika tempolu yürüyüş yapmak gibi! Yaşam tarzı açısından geçiş döneminde olan ülkemizde başta tuz tüketimindeki artış olmak üzere beslenme alışkanlıklarının değişmesi, hareket düzeyinin azalması ve obezite sıklığının artması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="dropcap-first">Hipertansiyon başta kalp damar sistemi olmak üzere pek çok organımızda ciddi hasarlar oluşturabiliyor. </p>
<p>Ancak yaşam alışkanlıklarınızda alacağınız basit önlemlerle kan basıncınızın kontrol altında olmasını sağlayabilirsiniz. Örneğin 30 dakika tempolu yürüyüş yapmak gibi!</p>
<p>Yaşam tarzı açısından geçiş döneminde olan ülkemizde başta tuz tüketimindeki artış olmak üzere beslenme alışkanlıklarının değişmesi, hareket düzeyinin azalması ve obezite sıklığının artması nedeniyle hipertansiyon görülme oranı giderek artıyor. Öyle ki 2008 yılı verilerine göre; ülkemizde yaşayan erişkin nüfusun yüzde 31,8’i hipertansiyon hastası. Üstelik ülkemizde her 4 ölümden biri, hipertansiyon nedeniyle gerçekleşiyor. Uzun süre devam eden kontrolsüz hipertansiyon kalp damar sistemi, beyin, böbrek ve gözlerde ciddi hasarlar oluşturabiliyor, hatta ölüme bile yol açabiliyor. Bu iç karartan tablo canınızı sıkmasın, çünkü yaşam alışkanlıklarınızda yapacağınız basit düzenlemelerle hafif düzeydeki hipertansiyonu kontrol altına alabilir veya ilaç kullanıyorsanız kan basıncının daha iyi düşmesini sağlayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetimtr.org/hergun-30-dk-kosun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuz tüketimine dikkat</title>
		<link>http://www.sohbetimtr.org/tuz-tuketimine-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.sohbetimtr.org/tuz-tuketimine-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 13:15:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Gastrointestinal Kanserler Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[mide kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Onkoloji Uzmanı Prof. Şuayib Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[TUZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetimtr.org/?p=3005</guid>
		<description><![CDATA[Gastrointestinal Kanserler Konferansı&#8217;nda konuşan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Bölümü Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Şuayib Yalçın, şu uyarılarda bulundu: Her gün içilen tuzlu ayran mide kanseri riskini 1.8 kat, tuzlu tereyağının her gün kullanılması 1.5 kat, tuzlu çekirdek yenmesi ise 1.3 kat artırıyor. Ülkemizde özellikle fazla tuz tüketimi olduğu gayet açık bunun dışında yiyecekleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="dropcap-first">Gastrointestinal Kanserler Konferansı&#8217;nda konuşan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Bölümü Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Şuayib Yalçın, şu uyarılarda bulundu: Her gün içilen tuzlu ayran mide kanseri riskini 1.8 kat, tuzlu tereyağının her gün kullanılması 1.5 kat, tuzlu çekirdek yenmesi ise 1.3 kat artırıyor. Ülkemizde özellikle fazla tuz tüketimi olduğu gayet açık bunun dışında yiyecekleri ve içecekleri fazla sıcak tükettiğimizi, seçtiğimiz gıdalar ve pişirme şeklimizi, fazla turşu tükettiğimizi gördük. Bu nedenle korunmak için bizim bu beslenme alışkanlığını bir an önce değiştirmemiz gerekiyor.</p>
<p>ALINTIDIR.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetimtr.org/tuz-tuketimine-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonbahar yorgunluğu</title>
		<link>http://www.sohbetimtr.org/sonbahar-yorgunlugu.html</link>
		<comments>http://www.sohbetimtr.org/sonbahar-yorgunlugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Oct 2011 22:53:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Ayça Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[içecekler]]></category>
		<category><![CDATA[Sonbahar yorgunluğu]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetimtr.org/?p=2999</guid>
		<description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya birçoğumuzun sonbahar yorgunluğu olarak adlandırdığımız bu durumla baş etmenin yollarını anlatıyor. Dr. Ayça Kaya insan vücudunun makine gibi olduğunu ve bir taraftan enerji alırken, bir taraftan iş üretildiğini ve diğer taraftan da zararlı artıklar ortaya çıktığını belirtiyor. İnsan vücudunun da normal metabolizması sırasında besinler alınır, bu besinler vücudun yapıtaşına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="dropcap-first">İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya birçoğumuzun sonbahar yorgunluğu olarak adlandırdığımız bu durumla baş etmenin yollarını anlatıyor.</p>
<p>Dr. Ayça Kaya insan vücudunun makine gibi olduğunu ve bir taraftan enerji alırken, bir taraftan iş üretildiğini ve diğer taraftan da zararlı artıklar ortaya çıktığını belirtiyor. İnsan vücudunun da normal metabolizması sırasında besinler alınır, bu besinler vücudun yapıtaşına çevrilir ve bu esnada serbest radikaller dediğimiz bazı zararlı atıklar oluşur. Normalde insan vücudunun bunu kendi kendine temizleyen mekanizması vardır. Buna antioksidan yolaklar denir.  Bazı yiyeceklerin ve içeceklerin de antioksidan kapasiteleri yüksektir. Yani bu tür yiyecekleri tercih ettiğinizde hücreleriniz daha iyi temizlenir. Özellikle B-karaten, C vitamini, E vitamini açısından zengin yiyecekler, omega-3 oranı yüksek yiyecekler, selenyum iyonu antioksidan açıdan yüksek yiyeceklerdir. Semizotu, turunçgiller, ceviz, ıspanak, badem, nar, havuç, kivi, ananas, balık, kurubaklagillerin hem vücudumuzu temizleyici hem de zindelik verici özellikleri vardır.</p>
<p>ŞEKERLİ YİYECEKLERE DİKKAT!<br />
Şekerli yiyecekler, bal, pekmez, çikolata, helva, lokum, tatlılar, şeker oranı yüksek meyveler, muz, incir, üzüm basit karbonhidratlara örnektir. Bu yiyecekler kısa vadede enerjimizi yükseltse de uzun vadede yorgunluk yapar. Bu tür gıdaların verdiği enerji yalancı enerjidir. Bu yiyecekler kan şekerimizi hızlı yükseltir ve hızlı düşürür. Yani aşırı yorgunluk hissettiğimizde bir miktar bu yiyeceklerden yediğimizde öncelikle hızlı bir kendini iyi hissetme safhası, akabinde de yorgunluğun derinleşerek uyku isteğinin ortaya çıktığını görürüz. Bu durumu özellikle hipoglisemisi olan insanlar öğleden sonraları, basit karbonhidrat yüklü bir öğlen yemeğinin hemen 1-2 saat arkasından yaşar. Şekeri yükseltmek için yenilen çikolata önce iyi hissettirir daha sonra da daha fazla yorgunluk, halsizlik ve uyku isteği şeklinde vücutta kendini gösterir.</p>
<p>Bu yiyecekleri özellikle yorgunluk şikayetiniz varsa sık kullanmayın. Kan şekerini daha kontrollü yükselten yiyecekler aynı zamanda kaliteli bir enerji deposudur. Örnek, bulgur, kurubaklagiller, işlenmemiş unlar, kepekli pirinç, ekşi meyvalar, kivi, ayva, turunçgiller örnek olarak verilebilir. Özellikle reaktif hipoglisemi dediğimiz yemek sonrası şekeri düşen hastaların, bu türdeki karbonhidratları şeçerek yemeleri kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlar.</p>
<p>Ayrıca pişirilirken çok fazla yağ kullanılan yiyecekler, kızartmalar, yağ ve beyaz unun birlikte kullanılarak yapılan kurabiyeler, poğaçalarda yorucu yiyeceklerdir.</p>
<p>Yorgunluğun nedeni sadece kötü beslenmek değildir. Bazı hastalıkların seyrinde de yorgunluk görülebilir. Örneğin, kansızlık, tiroid bezlerinin az çalışması, Vitamin B12 eksikliği, hipoglisemi, çeşitli bağ dokusu hastalıklarının seyrinde de yorgunluk şikayetleri ortaya çıkabilir. </p>
<p>Kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız bunun direkt kötü beslenmekten önce metabolik bir hastalığa bağlı olabileceğini de bilin. Öncelikle bir iç hastalıkları uzmanına başvurun ve bu hastalıklar açısından detaylı bir inceletme yaptırın. Bunlar toplumda aslında oldukça sık görülen hastalıklardır. Örneğin demir eksikliğine bağlı kansızlık Erkeklerde %20, kadınlarda %35, gebelerde % 50, bebek ve çocuklarda ise %50-60 oranında görülmektedir.  Eğer böyle bir hastalığınız varsa öncelikle bu hastalıkların tıbbi tedavisini yapmak uygun olur. Bununla birlikte B grubu vitaminler ve C vitamini de yorgunluk problemi olanlara iyi gelir. Ancak vitamin dahi alsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bu vitaminleri ne kadar sürede ve ne miktarda kullanmanız gerektiğine doktorunuz doğru karar versin, vücudunuzda birikme olmasın.</p>
<p>Tüm bunlarla birlikte açık havada, sabah gün ışığı ile birlikte yapılacak yarım saatlik tempolu yürüyüş, vücudumuzda serotonin dediğimiz iyilik hormonunu yükseltir. Daha sağlıklı düşünmemizi ve daha pozitif olmamızı ve daha doğru kararlar vermemize yardımcı olur. Eğer önemli bir toplantıya ya da sunuma hazırlanıyorsak işin egzersiz kısmına çok önem vermeliyiz. Bununla birlikte beslenmeye çok dikkat etmek gerekir. Çünkü vücudumuzun yapıtaşı yiyeceklerimizdir. Bu dönemde alkol alımını sıfırlamak, şekerli içeceklerden, kahve ve çaydan kaçınmak, hazır ve işlenmiş yağ oranı yüksek gıdalardan uzak durmak gerekir. Akşam yemeklerini de çok ağır yememek, uyumadan en az 3 saat önce besin alımını kesmek de uyku sürecinin daha iyi ve kesintisiz olmasını sağlar. İyi uyumak, iyi beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak hem özel yaşamda hem de iş yaşamında başarıyı beraberinde getirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetimtr.org/sonbahar-yorgunlugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

