Posts filed under 'Ekonomi'

672 Bin Kredi Kartı Borca Saplandı

Kredi Kartı Borcunu Ödemeyenlerin Sayısı 2009′da Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 91.1, Ferdi Kredi Borcunu Ödemeyenlerin Sayısı da Yüzde 195.5 Yükseldi.
KREDİ kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı 2009’da bir önceki yıla göre yüzde 91.1, ferdi kredi borcunu ödemeyenlerin sayısı da yüzde 195.5 yükseldi.
Merkez Bankası’nın verilerine göre, 2009’da bir önceki yıla göre kredi kartları borcunu ödemeyenlerin sayısı 351 bin 668’den 672 bin 38’e, ferdi kredi borcunu ödemeyenlerin sayısı da 154 bin 972’den 457 bin 947’ye çıktı. 2008’de ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin toplamı 506 bin 640 iken bu sayı 2009’da 1 milyon 129 bin 985’e yükseldi. Bir kişinin tüm yıllar içinde bir kez sayılması durumuna göre, 2005’ten bu yana ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin sayısı 1 milyon 908 bin 115 oldu. Bu kişilerin 646 bin 269’u ferdi kredi borcunu, 1 milyon 261 bin 846’sı da kredi kartları borcunu ödemeyenler oluşturdu.

Add comment Şubat 5th, 2010

Dizi enflasyonu otocuyu ekranlardan soğuttu

Piyasanın çok satan markaları, dizi enflasyonu ve senaryonun kendilerine uymaması gibi nedenlerle giderek sponsorluktan uzaklaşmaya başladı
Bir dönem dizilere araç tahsis etmek için yarışan otomobil firmaları artık çok daha seçici davranıyor. Star’ın haberine göre, son yıllarda giderek artan dizi enflasyonu, yayınlanmaya başlanan bir dizinin iki-üç bölüm sonra yayından kaldırılması, otomobilin dizide kullanım amacının markanın tanıtım stratejisiyle uyum göstermemesi gibi sorunlar yüzünden otomobil firmaları TV dizilerine karşı temkinli olmaya başladılar. Özellikle piyasanın çok satan markaları ‘beyaz ekran’dan giderek soğurken, markaların birçoğu ‘ana şirket’ aracılığıyla dizilere otomobil vermiyor. Sözgelimi Renault, Opel, Peugeot, Toyota, Hyundai gibi markalar dizilerle çalışmıyor, Ford çok temkinli yaklaşıyor. Volskwagen, Audi, Porsche gibi Doğuş Grubu markaları da dizilere pek sıcak bakmıyor. Fiat ise volüm markaları arasında dizileri en çok kullanan marka olarak öne çıkıyor.

ÜST SINIF KULLANIYOR

Birçok dizide kullanılan otomobiller artık yapımcıların kendi imkanlarıyla sağlanıyor. Bayiler de ana firmadan bağımsız kendi inisiyatifleriyle dizilere araç verebiliyor. Bu durum daha çok İstanbul dışında çekilen diziler için geçerli. Ancak herşeye rağmen otomotivciler, dizilere kapılarını tam olarak kapatmış değiller. ‘Kendilerine uygun olan’, marka imajıyla çatışmayan bir teklif gelmesi durumunda değerlendirebileceklerini belirtiyorlar. Üst sınıf markalar ise ‘beyaz ekrana’ orta sınıf markalardan biraz daha sıcak bakıyor. Son dönemin en popüler dizilerinden Aşk-ı Memnu üst sınıf markaların en fazla göründüğü diziler arasında yer alıyor. Sözgelimi Mercedes’in yeni E Serisi ve GLK modelleri bu dizide kullanılan otomobiller arasında yer alıyor.

OTOMOTİVCİ ARTIK SENARYO OKUYOR!

Ford: Aile kavramı önemli

Ürünümüzü pazara yerleştirme konusunda dizi uygulamalarının yararlı olduğunu düşünüyoruz. Şu an için dizilerde kullanılan bir aracımız yok, ancak 2010 yılı için iki-üç diziyi araştırıyor, bu konuda görüşüyoruz. Daha çok lansmanını yaptığımız araçları dizilerde kullanarak tanıtımını yapmayı hedefliyoruz. Geçmişten bir örnek vermek gerekirse, en son Canım Ailem dizisinde Ford Transit’in ambulans versiyonu kullanılmıştı. Aracın kullanım şekli ve kullanıcı profili gibi kriterlere bakıyoruz. Dizi içeriği çok önemli. Dizinin aile kavramını mutlaka desteklemesi gerekiyor. Logo kullanımı engellenmesi gibi kısıtlamalar marka ile ilişkilendirme etkinliğini azaltsa da, TV’de yer almak önemli. Yurt dışında çok daha sık kullanılan bu mecra, Türkiye’de de eskiden daha yaygın olarak firmalar tarafından kullanılıyordu, ancak son dönemlerde azaldı.

Opel: Fazla getirisi yok

Product placement (ürün yerleştirme) denen bu uygulamayı geçmiş yıllarda yapmıştık. Ancak şu anda hiç bir diziye verilmiş aracımız yok. Bunun özellikle pazara yeni girmiş ve marka üzerinde bilinirliği artırmaya yönelik bir katkısı var. Ancak pazarda oturmuş ve tutulmuş markalar için büyük getirisi olduğuna inanmıyoruz. Niş araçları göstermek ve bu şekilde marka imajını yükseltmek adına mutlaka faydası var ancak satışa yönelik büyük bir etkisi olduğunu düşünmüyoruz.

Mini: Olumlu etkileri var

Mini, insanların kendilerine yakın ve samimi buldukları bir marka. Yayınlanmış veya yayınlanmakta olan bazı dizilerde (Aşk-ı Memnu, Maskeli Balo, vb) Mini’nin de tercih edildiğini görebiliyoruz. Fakat bunların çoğunluğunun bizim ürün yerleştirme çabalarımızın sonucu olmadan, dizi yapımcılarının karakterlerinin iyi temsili için kendi inisiyatifleriyle sağladıkları araçlarla gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Marka bilinirliğinin artması konusunda olumlu etkileri bulunuyor.

Peugeot:Takibi çok zor

Araçlar çok hırpalanıyor. Takibi çok zor oluyor. Görünürlüğü de takip etmek zor ve çok da değmiyor. Ancak çok popüler bir dizi olursa ve teklif gelirse olabilir. Firmalar için riskli bir durum çünkü daha sezon başlamadan böyle anlaşmalar yapılıyor ve birçok dizi çok ünlü oyuncularla başlıyor. Cazip gibi duruyor ama 2 gün sonra yayından kalkabiliyor. Tutmuş bir dizi de çok bütçe isteyebilir.

Add comment Şubat 1st, 2010

Fiat zarar etti

Fiat Group, geçen yılın son çeyreğinde 397 milyon dolar (281 milyon Euro) zarar ettiğini açıkladı
2008 yılı son çeyrekte şirket 163 milyon avro net kar elde etmişti.
Tüm yıl geneli için ise 2008 yılında 1,6 milyar avro kar eden şirketin geçen yıl 838 milyon avro zarar ettiği açıklandı.

Fiat, Maserati ve Ferrari markalarında otomobilin yanı sıra kamyonet ile tarım ekipmanları üreten şirketin Son çeyrek gelirleri, 2008 ile karşılaştırıldığında yüzde 3,5 artarak 13,1 milyar avrodan 13,6 milyar avroya yükseldi.

Önceki yılla karşılaştırıldığında ise geçen yılın tamamında gelirler yüzde 16 düşerek 59,6 milyar avrodan 50,1 milyar avroya indi.

Add comment Ocak 25th, 2010

Konutta kampanya atağı

Konut piyasasının iki önemli şirketi Yeşil İnşaat ve Fi-Yapı, Ocak ayında başlayacakları iki projeyi rekor düşük fiyatlarla satacak.
Fi-Yapı’nın Tuzla-3 projesindeki daireler 37 bin lira, Yeşil İnşaat’ın Beylikdüzü’ndeki Innovia Projesi’ndeki daireler de 39 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak. Fi-Yapı ayrıca, daire sahiplerine istedikleri takdirde bir sene sonra paralarının yüzde 25 fazlasını iade edecek.

Konut firmaları yeni yıla hızlı girdi. Geçtiğimiz sene de çeşitli kampanyalar yapan Yeşil İnşaat ve Fi-Yapı, yeni yılın ilk projesinde dikkat çekici fiyatlarla ortaya çıktı.

3 BİN 350 KONUTLUK PROJE

Yeşil İnşaat Beylikdüzü’nde toplam 14 bin konuttan oluşan Innovia Projesi’nin üçüncü etabını satışa çıkarıyor. 3 bin 350 konuttan oluşan projede peşin fiyatlar 39 bin liradan başlayacak, 109 bin liraya kadar gidecek.

Projede, 1+0 ve 1+1 dairelere yüzde 30 peşin vererek girilebiliyor. Sıfır faizin uygulandığı sistemde bir yıl ve iki yıl sonra yüzde 10, teslimde yüzde 10 ödeniyor. Kalan bakiye de 40 ay taksitlendiriliyor.

2+1 ve 3+1 daireler için ise yüzde 15 peşin alınıyor, 4 ay sonra tekrar yüzde 15 ödeniyor. Bir yıl ve iki yıl sonra yüzde 10, teslimde yüzde 20 veriliyor. Kalan bakiye de aynı şekilde 40 ay taksitendiriliyor.

“30 AYDA TESLİM EDECEĞİZ”

Yeşil İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yeşil, Innovia projesinin 5 etaptan ve 14 bin konuttan oluştuğuna dikkat çekti. Innovia’nın 1073 daireden oluşan birinci etabında yaşamın başladığı, 3 bin 116 daireden oluşan ikinci etabının tamamının satıldığını belirten Yeşil, üçüncü etapta da 3 bin 350 kişiyi yeni evlerine kavuşturacaklarını belirtti.

Üçüncü etabı 30 ay içerisinde teslim edeceklerini ve Haziran 2012′de anahtarları vereceklerini ifade eden Yeşil, ilk aşamada konutların yüzde 90′ını satmayı hedeflediklerini söyledi.

Fİ-YAPI’DAN YÜZDE 25 KÂR GARANTİLİ SATIŞ

Son dönem yaptığı projelerle dikkat çeken Fi-Yapı, Tuzla 3 projesi için yepyeni bir satış sistemi uygulayacak. Buna göre ev alanlara bir yıl sonra ‘ev mi para mı?’ diye sorulacak ve eğer isterlerse ödedikleri paranın yüzde 25 fazlası iade edilecek.

15 Ocak’ta satışa çıkacak olan ve 11 bin metrekare alan üzerine inşa edilecek Fi-Yaka Tuzla 3 projesinde 270 daire bulunuyor. 40 metrekarelik dairelerin 37 bin liradan satılacağı Fi-Yaka Tuzla 3 projesinde, daire bedeli 2010 Mart ayında peşin olarak alınacak ve 1 yıl içinde teslim edilecek.

Tuzla 3 projesinde 60 metrekare 1+1’ler 49 bin TL, 80 m2 2+1′ler 69 bin TL , 100 m2 2+1′ler de 89 bin TL’den satılacak.

“BANKA FAİZİNİN ÜÇ KATINI GARANTİ EDİYORUM”

Fi-Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Fikret İnan, yüzde 25 kâr garantili bu sistemin daha önce hiçbir yerde kullanılmadığını ve tamamen kendilerine olan güveni ortaya koymak için yarattıklarını söyledi.

Fikret İnan, “Biz yüzde 25 kâr garantisi veriyoruz ama ben iddia ediyorum ki kimse evini geri vermeyecek. Çünkü bu evler bir sene içerisinde minimum yüzde 50 prim yapacak. Bunun örneği de var. Biz geçen sene şubat ayında Tuzla 1 projesinde 99 bin liraya daire sattık, aynı daire şimdi 169 bin lira. Ben 1 yıl sonra evini geri veren olursa bayılarak alırım” dedi.

270 konutluk projeyi iki gün içinde satıp bitireceklerini iddia eden İnan, şöyle devam etti:

“Üstelik bir kişiye birden fazla daire de satmayacağız. Biz burada spekülatörlere çalışmıyoruz. Amaç küçük yatırımcıyı gayrimenkule yönlendirmek. Ayrıca bu kampanyamız sektöre de bir mesajdır. Biz gayrimenkul yatırımının ne kadar iyi olduğunu ispatlamaya çalışıyoruz. Banka faizinin yüzde 8 olduğu bir ortamda ben üç kattan fazla getiriyi garanti ediyorum.”

Add comment Ocak 6th, 2010

Otomobil Fiyatları Ocakta % 6 Artacak

Otomotiv şirketleri, sene sonundaki kotaları tamamlamak amacıyla aralık ayında büyük indirimlere gitti. Tüketicilerin de buna karşılık vermesi üzerine satışlarda artış gözlendi. Fiat Marka Direktörü Okan Baş, şirketlerin yeni yılla birlikte kâra ağırlık vereceklerini ve fiyatların artacağını söyledi. Baş, Fiat’ın Türkiye’de son 11 ayda satışta lider olduğunu kaydetti.
Hükümet, küresel krizde zor durumda kalan otomotivcilere destek için Ötv oranlarında indirime giderken, şirketler de yılın son ayında kotaları tamamlamak için indirim kampanyaları düzenliyor. Fiyatların olabilecek en düşük seviyeye ulaştığını belirten Fiat Marka Direktörü Okan Baş, ocak ayında otomobil fiyatlarının yüzde 5-6 oranında artacağını söyledi. Ay başında 40 binlik bir pazar oluşacağı tahmin edilen yılın son ayında beklentinin 70-75 bine ulaştığını vurgulayan Baş, “Bu, inanılmaz bir tablo. Ay ortasında hedefi 60 bine çıkardık, son 10 günde bu rakam 75′e uyarlandı. Fiyatlar Ötv indirimli eylül ayına göre yüzde 5 daha yüksek. Yüzde 10 Ötv farkının yarısını tüketici, yarısını da firmalar karşılamaya başladı. Her ne kadar 2010 yılının talebi öne alınıyor olsa da bu iyi bir gelişme.” dedi.

Okan Baş, Fiat’ın Avrupa’da birkaç ayda 70 bin adet sattığı yeni modeli Punto Evo’nun Antakya-Halep arasında yapılan test sürüşlerinde, sektördeki gelişmelere ilişkin soruları cevaplandırdı. Baş, 2010 yılında şirketlerin biraz daha kâr odaklı hareket edeceğini, bunun sonucu olarak ocak ayından itibaren fiyatların bir miktar yükseleceğini dile getirdi. Tüketicinin yeni yılda daha da kolay kredi alabileceğini, finans kurumlarının bu konuda istekli olduğunu vurgulayan Baş, fiyatların yükselmesini ise Euro ve doların TL’ye göre değerinin artmış olmasına bağladı.

Fiat’ın 4 yılda Avrupa satışlarını yaklaşık yüzde 50 artırdığını, global krizde Chrysler gibi zorda kalan markaları da alarak büyüdüğünü belirten Okan Baş, Türkiye pazarında da 11 ayı lider olarak kapattıklarını söyledi. Yılın son ayının son derece yoğun rekabet altında geçtiğini dile getiren Baş, şöyle konuştu: “En yakın rakibimiz yine Koç şirketi Ford. Yani Koç Holding kendi şirketleri liderlik için yarışıyor. Biz son aya 2 bin adetlik farkla girdik. Her gün kendi satışlarımızı izlediğimiz gibi onları da yakından takip ediyoruz. Son günü merakla bekliyoruz.” Okan Baş, Fiat’ın son dönemde yayınlanan imaj reklamının çok başarılı olduğunu ve tüm sektörler içinde ‘en iyi’ ilk üç çalışmadan biri seçildiğini ifade ederek, Türkiye’nin çektiği bu reklamın Avrupa’daki ülkelerde de yayınlanmasının gündemde olduğunu açıkladı. Chrysler, Dodge ve Jeep markalarının Fiat çatısı altında nasıl hareket edeceği konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Baş, Türkiye’de bu üç markanın Tofaş çatısı altında olmasının Fiat’a da olumlu katkısı olacağını söyledi.

Küçük sınıfın yeni büyük üyesi yollarda

Fiat, küçük araçların yer aldığı B sınıfındaki yeni modeli Punto Evo ile birlikte üç farklı modelle pazarda yer alacak. Palio bu sınıfta başlangıç modeli, mevcut Grande Punto orta sınıfı, yeni Punto Evo ise üst sınıfı temsil edecek. Fiat Marka Direktörü Okan Baş, B sınıfının Türkiye’de büyüdüğüne dikkat çekerek, “Biz de bu pazardan daha fazla pay almak istiyoruz.” dedi. Fiat’ın yeniden dirilişinin sembollerinden biri olan ve 2005 yılında tanıtılan Grande Punto, geçen süre içinde Türkiye’de 30 binden fazla müşteriye ulaştı. Şirket, yeni modeli gelmesine rağmen bu otomobili de 23 bin 500 lira başlangıç fiyatıyla satmaya devam edecek. Yeni modelin fiyatı ise 28 bin TL’den başlayacak. Aracın yıllık satış hedefi ise 5 bin adet. Punto Evo, 3 motor seçeneği ve iki donanımla satın alınabiliyor. Yüzde 12 yakıt tasarrufu sağlayan start stop sistemi, standart diz hava yastığı gibi ekipmanlarla dikkat çekiyor.

ZAMAN

Add comment Ocak 5th, 2010

Bakanlar Kurulu'ndan IMF Çıktı

Çiçek, Türkiye’nin IMF ile Anlaşma Yapmak İstediğini Duyurdu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye’nin IMF ile anlaşma yapmak istediğini belirterek, “Biz IMF ile bir anlaşma yapmak istedik ve istiyoruz. Getireceği paradan daha fazla bunun bir akreditasyon avantajı olacağı içindir.” dedi.

Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yaptı ve basın mensuplarının sorularını cevapladı. IMF ile yapılan görüşmelerle ilgili bir soru üzerine Çiçek, Türkiye olarak IMF ile anlaşma yapmak istediklerini belirterek, şunları söyledi:

“Türkiye ilk defa krizle karşı karşıya kalmıyor. O zaman en önemli kurtuluş reçetesi olarak IMF reçetesi geldi. Hem uygulayanlar, hem de reçete dışarıdan geldi. 2009 krizine baktığımız zaman Türkiye de bu krizi yaşadı ama en asgari düzeyde oldu. Bunun sebebi biz değiliz. İçerideki güvensizlik, istikrarsızlık, iyi yönetememekten kaynaklanmadı. Türkiye bu krizi IMF’ye ihtiyaç duymadan kendi reçeteleriyle, kendi çözümleriyle ve uygulayıcısı da bizatihi bizler olarak bu krizi en az zararla kapattık. Biz IMF ile bir anlaşma yapmak istedik ve istiyoruz. Getireceği paradan daha fazla bunun bir akreditasyon avantajı olacağı içindir. İşin uzun sürmesi de kendi şartlarımızla ilgili hususların iyi müzakere edilmesi. Böyle bir anlaşmadan azami olarak Türkiye’nin karlı çıkması içindir.”

Çiçek, Bakanlar Kurulu’nda alışveriş merkezleri ile ilgili kanun tasarısının ele alındığını söyledi. Tasarının, henüz Meclis’e sevk noktasında olmadığını belirten Çiçek, tasarının, ilgili tarafların görüşleri alındıktan sonra Meclis’e sevk edileceğini kaydetti.

Alışveriş merkezlerinin açılmasını çağdaş bir gelişme olarak değerlendiren Çiçek, “Tükettiğimiz mallara, kalite gelmesi, güvence gelmesi, fiyat istikrarı, servis kolaylığı, müşteri memnuniyeti gibi nimetleri var. Kayıtdışılığın ortadan kalkması, vergi kaybının önlenmesi, işçi sağlığı, iş güvenliği gibi fayda getiriyor. Buna karşılık beraberinde getirdiğıi sorun var. 1 milyon 900 binin üzerinde küçük esnaf var. Bunlar şehir merkezlerinde açılıyor, trafik sıkışıklığı dahil olmak üzere getirdiği başka sıkıntılar var. Bütün dengeleri gözeterek dünyadaki gelişmeleri de dikkate alarak bu konunun belli bir yasal düzenlemeye kavuşturulması gerekmektedir.” diye konuştu.

ESNAFA YÖNELİK EYLEM PLANI HAZIRLANDI

Çiçek, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Esnaf ve Sanatkarlar Değişim Dönüşüm Destek ve Strateji Belgesi’nin Bakanlar Kurulu’nda sunumunun yapıldığını kaydetti. Çiçek, şunları söyledi:

“1 milyon 900 binin üzerinde kayıtlı esnaf vatandaşqımız var. Bu milletin omurgasını, özünü teşkil ediyor. Böylesine önemli bir kesimle ilgili stratejik yaklaşıma ihtiyaç var. Esnaf ve sanatkarımıza kredi ve finansman şartlarının iyileştirilmesi, vergi istihdam ve diğer yükümlülüklerin azaltılması, danışmanlık hizmeti verilmesi, alt yapı kümelenme ve ortaklık faaliyetlerin desteklenmesiş, hukuki düzenlemelerin yapılması ve AB fonlarından esnaf ve sanatkarın daha fazla faydalanmasını sağlamak için 21 eylem planı var. ”

AB KONUSUNDA KARARLILIK MESAJI

Bakan Çiçek, ayrıca, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve AB Genel Sekreteri’nin Bakanlar Kurulu’na kapsamlı bilgi sunduğunu söyledi. Çiçek, hükümet olarak baştan beri Türkiye’nin AB üyeliğini çok önemsediklerini ve bununla ilgili çok önemli yasal ve yapısal düzenlemeler gerçekleştirdiklerine işaret ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Tam üyeliğin hem Türkiye’nin hem de AB’nin yararına olacağına inanıyoruz. Bu konudaki kararlılığımızda en ufak bir değişiklik, şüphe tereddüt söz konusu değil. 2010′da da bu kararlılığımıza devam edeceğiz. 12 fasıl açılmıştır.”

Çiçek, bazı fasılların Kıbrıs ve Fransa’dan dolayı engellendiğini ifade etti. Çiçek, “Ne olursa olsun Türkiye, yapmakta olduğu işlerin Türkiye’nin yararına olduğuna inanıyor. AB istediği için Türkiye’nin yararına olduğu için bazı şeyleri yapıyor. Bunun bir hükümet direktifi olarak ilgili kurumlar tarafından da algılanması gerekmektedir. Sayın Bakanlara da Bakanlar Kurulu’nda talimat verilmiştir. Bu konudaki çabaları daha da hızlandıracağız. AB meselesi öncelikli gündem meselemiz arasında bulunmaktadır. ” şeklinde konuştu.

DEMOKRATİK AÇILIM

‘Demokratik açılım çerçevesinde Ocak ayı itibariyle pek çok yasanın TBMM gündemine gelceğini ifade etmiştiniz. Yasal takvim var mı?’ sorusuna ise Çiçek, şu cevabı verdi:

“Demokratik açılım meselesi Türkiye’nin son zamanda gündeme getirdiği bir konu değil. Türkiye belli bir süredin beri demokratik standartları yükseltme noktasında yasal düzenleme yapıyor. Zaman zaman uyum paketleri getirdik. Ayrıca münferit yasalarnda düzenlemeler yapıldı, kurumsallaşmalar yapıldı. Bu devam eden bir süreçtir. İlle bu ay, yarın öbürsü gün diye bir şey yok. Saten kısa, orta uzun vadede neleri yapabileaceğimiz TBMM’de gündeme geldi. Zaten bunların bir kısmı AB ile alakalı konulardır. AB müktesebatına paralal düzenlemelerdir. Kapanış kriteri, açılış kriteri olarak dile getirilen hususları da dikkate aldığımız zaman bunların hepsi aynı kapıya çıkıyor. Önümüzdeki günlerde belki bunlarla ilgili detaylı açıklama yapmak imkanımız olur.” (CİHAN)

Add comment Ocak 5th, 2010

Previous Posts


ücretsiz güvenli sohbet, sohbet odalari gider

Takvim

Mart 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Şub    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

En son Konular

Kategoriler

Alexa System