GİDİNCE DÖNMEK İSTEMEYECEĞİNİZ CENNET
Peter Pan’in yaşadığı Neverland nasıl bulutların arasından geçip peri tozlarıyla uçarak bulunabilen bir güzellikler ülkesiyse Fethiye’deki Kabak Koyu da öyle…
TAM BİR TERAPİ TATİLİ
Camın önünde miyavlayan kedinizi içeri almaya bile mecaliniz yok. Mevsim normallerindeki halsizliği, bunalımı yaşadınız ama bir türlü
bitiremediniz… En etkili tedavi yöntemini söylüyorum o halde: Sonbahar tatili. Yazın denize, kışın kayağa koşuyoruz ama sonbaharda işlere ve
hayata gömülüyoruz. Siz rutini kırıp ruhunuza iyi gelecek bir yerlere gidin. Mesela Fethiye’nin en gizemli noktası Kabak Koyu’na! Kabak Koyu’na ulaşmak biraz meşakkatli olsa da buna değer. Ölüdenize bakan, Kelebekler Vadisi’yle komşu Kabak’ta, yüksek bir uçurumdan denize bakarken, bir yandan orman havasını içinize çekebilirsiniz. Hatta
ormanda yürüyüşe çıkarsanız ağaçtan ağaca sıçrayan sincaplarla, kocaman kelebeklerle burun buruna gelebilirsiniz. Yeni arkadaşlar edinip, kendinizi hiç olmadığınız kadar hafiflemiş hissedebilirsiniz. Ama bu tatilin yan etkileri de var: Döndükten sonra, yediğiniz her yemeği olduğundan daha yavan bulacaksınız. Şehir hayatının koşuşturması ve gürültüsü üstünüze üstünüze gelecek. Her iş gününün sonunda, Kabak Koyu’na yeniden gitmeyi hayal edeceksiniz.
YILDIZLARIN ALTINDA UYUYUN
Kabak Koyu’nun, komşusu Kelebekler Vadisi ve Olimpos gibi bozulacağından korkanların içi rahat olsun, çünkü burası ikinci derece sit alanı. Yapılaşmaya izin verilmiyor. Tahmin edersiniz ki, o verilmeyen izinlere rağmen büyük otel inşaatına kalkışıldı. Neyse ki yerli halk buna
engel oldu. Anlayacağınız, Kabak Koyu’nda beş yıldızlı otel tatili değil, sonsuz sayıda yıldızlı gökyüzünün altında çadır ya da bungalov konaklamalı tatil yapabilirsiniz. Onun da tadı bambaşka ve bungalovlar gayet konforlu emin olun.
HAZIRLIKLI GİDİN
Giderken, mevsim ne olursa olsun yanınıza mutlaka kalın bir kazak ve mayo alın. Cepte taşınacak büyüklükte bir fener götürmeyi de unutmayın, bungalovların arası karanlık olabilir. Yoga yapıyorsanız, matınızı alın. Şehre inmenin zor olduğunu ve etrafta market, eczane bulunmadığını hatırlayın, ilaç gibi ihtiyaçlarınızı yedekli olarak yanınıza alın. Denize girecekseniz şnorkel ya da gözlük almayı da unutmayın, çünkü Kabak Koyu’nda doğa denizde de karada olduğu kadar çeşitli ve gürültüsü üstünüze üstünüze gelecek. Her iş gününün sonunda,Kabak Koyu’na yeniden gitmeyi hayal edeceksiniz…
SESSİZLİĞİ TADIN
Buranın yerlileri sadece kuş ve dalga seslerinin olduğu huzurlu bir yaşamı tercih etmiş olsalar da, eğlenmeyi seven insanlar. Eğlencenin hep kalabalık, çok gürültülü ortamlarda olmayacağını biliyorlar. Siz de buna uyun, gündüz manzaraya karşı kitap okuyun, gece diğer kamplara yemek yemeye, içki içmeye ya da yakılan ateşin başında dans etmeye gidin. Kimse size yabancıymışsınız gibi davranmayacaktır
Dalaman’dan 1.5 saat
Uçakla Dalaman’a gidip, sonra Fethiye’ye geçmeniz gerekiyor. Dalaman’dan Kabak Koyu arabayla 1.5 saat sürüyor. Fethiye merkezden sonra Ovacık’ı geçip Ölüdeniz’e doğru inin. Ölüdeniz’e gelmeden yol sola kıvrılır. İşte o soldaki yolu takip edip asfaltın sonuna geldiğinizde, Kabak Koyu’na doğru ilk adımları atarsınız.
Farklı bir açık büfe
Buradaki kamplarda çok taze ve güzel lezzetler bulacaksınız. Genelde açık büfe olan yemeklerde ağırlık zeytinyağlılarda. Süslü açık büfeler, gösterişli tabaklar yerine sade ve temiz masalarda samimi bir ortamda yemek yiyebilirsiniz.
Doğaya saygılı kamplar
Toplam 10 kamp alanı bulunan Kabak Koyu’nda, konaklama için hiç
tereddütsüz Shambala gelir akla. Her biri farklı bungalovlar, muhteşem bir manzarada duş alma keyfi ve deniz havası (theshambala.com). Reflections, Gemile Camping, Sultan Camping diğer alternatifleriniz
